Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Tutuklu ve Hükümlülerin Koşullarına Dair İddiaları Reddetti

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Marmara Ceza İnfaz Kurumları’ndaki tutuklu ve hükümlülerin yaşam koşullarına ilişkin yapılan olumsuz iddiaları kesin bir dille yalanladı. Başsavcılık, bazı basın kuruluşları ve sosyal medya platformlarında, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi duruşmalarında ifade veren sanıkların beyanlarına dayanarak yayımlanan haberlere itiraz etti. Söz konusu haberlerde, tutuklu ve hükümlülerin sağlık hizmetlerinden yeterince faydalanamadığı, ilaç temininde zorluklar yaşandığı, yemeklerin soğuk sunulduğu ve koğuşlarda ölümlerin meydana geldiği gibi gerçek dışı bilgiler yer alıyordu.

Açıklamada, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nın sorumluluk alanındaki Marmara Ceza İnfaz Kurumları’nda şu anda 31,475 tutuklu ve hükümlünün bulunduğu belirtildi. İddialar üzerine yapılan denetimlerde, sanık Y.U.Ş.’nin 1 Kasım 2025 tarihinde ceza infaz kurumuna alındığı ve ilk muayenesinde herhangi bir sağlık problemi tespit edilmediği ifade edildi. Y.U.Ş., bu tarihten itibaren toplam 6 kez kurum revirinde muayene edilerek, 2 defa devlet hastanesinde kontrol edilmiştir. Tüm tetkikleri eksiksiz tamamlanmış ve reçete edilen ilaçlar kendisine elden teslim edilmiştir.

Ayrıca, sanık N.C.C.’nin de 27 Ekim 2025 tarihinde kuruma alındığı, ilk muayenesinde herhangi bir sağlık sorununun bulunmadığı, 4 defa kurum revirinde kontrol edildiği ve iki kez hastaneye sevk edildiği vurgulandı. N.C.C.’nin en son sevk tarihi 26 Mart 2026 olarak belirtilirken, tutuklunun hastaneye gitmemek için dilekçe verdiği kaydedildi.

Açıklamada, cezaevlerinde bulunan tüm tutuklu ve hükümlülerin sağlık süreçlerinin dikkatle izlendiği, aile hekimleri ve hastanelerdeki doktorlar tarafından yazılan reçetelerin eksiksiz olarak teslim edildiği ifade edildi. Öte yandan, sanık U.Y.’nin koğuşunda bulunan R.U. isimli hükümlünün 30 Ekim 2025 tarihinde rahatsızlanarak hastaneye kaldırıldığı ve böbrek yetmezliğinden vefat ettiği belirtildi. Aynı şekilde, H.Ö. isimli bir başka hükümlünün 6 Şubat 2026 tarihinde rahatsızlanarak hastaneye sevk edildiği ancak diyabet hastalığı nedeniyle tedaviye cevap vermeyerek hayatını kaybettiği bildirildi.

Sonuç olarak, ceza infaz kurumlarında her tutukluya bir yatak, çarşaf, yastık ve battaniye sağlandığı, hiçbir hükümlünün bir başkasıyla aynı yatağı paylaşmadığı belirtildi. Yapılan tüm haberlerin gerçeği yansıtmadığı sonucuna varıldığı ifade edildi. Ceza infaz kurumlarında gerçekleştirilen tüm işlemlerin ilgili mevzuatlar çerçevesinde, tutuklu ve hükümlüler arasında ayrım gözetmeksizin yürütüldüğü vurgulandı.