AKP’nin çıkardığı ‘sansür yasası’ gerekçe yapılarak gazeteciler tutuklanıyor! Hukukçular: Peşin cezalandırma

Sansür yasası olarak bilinen “Dezenformasyon Yasası” ile iktidarın gazetecilere gözdağı vermesine tepkiler çığ gibi büyüyor. Önceki gün tutuklanarak Sincan Cezaevi’ne gönderilen gazeteci Tolga Şardan’ın dün İstanbul’a sevk edildiği öğrenildi. Şardan’ın tutuklanmasına neden olan “MİT’in Cumhurbaşkanlığı’na sunduğu ‘yargı raporu’nda neler var?” başlıklı haberine de erişim engeli getirildi.

Gazeteci Cengiz Erdinç ise önceki gün Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde bulunan evinden, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınmıştı. Erdinç, Ayvalık Cumhuriyet Başsavcılığı’nda ifade verdi ve dün adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Öte yandan BirGün ve Bianet muhabirlerine ise soruşturma açıldı.

(Vural Ergül)

‘ÖNÜMÜZE BARİKAT ÖRÜLDÜ’

Gazetecilere yönelik baskılar günden güne artarken Cengiz Erdinç’in avukatı Vural Ergül ve avukat Celal Ülgen ile Cumhuriyet’e konuştu. Erdinç’in avukatı Vural Ergül, yaşanan süreçle ilgili “Avukatları olduğumuz halde bizleri sorguya sokmadılar” dedi.

Ergül şunları söyledi: “Önümüze polisler tarafından bir barikat örüldü. Biz Cengiz’in sorgusuna giremedik. CMK’den gelen avukat Cengiz’e sorgusuna girdi. Cengiz üç tweet paylaşımından ötürü sorgulandı. Sonrasında da adli kontrol şartıyla serbest bıraktılar. Tolga’nın ardından Cengiz’in tutuklanması basına bir gözdağı vermektir. Basını susturmaya yönelik bir çabadır.” 

(Celal Ülgen)

‘HUKUKİ BİR GAFTIR’

Avukat Celal Ülgen ise gazetecilere yapılan operasyonlara sert tepki gösterdi. Ülgen “Adına basında dezenformasyonu önleme yasası dedikleri TCK 217. maddesine sonradan eklenen 217/A maddesi. Bununla aslında basının önüne büyük bir engel konulmuştu. Bu iktidar bir yandan kendi medyasını parlatırken diğer yandan da muhalif ve özgür medyanın önüne tuzaklar ve engeller koyuyor. Geçtiğimiz günlerde Ayşenur Arslan’a yapılan ve onu medya mahallesinden alan uygulama besbelli ki bir susturma operasyonu. Tolga Şardan’ın tutuklanması da hukuki açıdan büyük gaflar taşıyor. İsnat edilen suç katalog suçlardan değil. Üstelik yaptırımı 1 yıl ile 3 yıl arasında, o halde tutuklamanın ne anlamı var? Anlamı şudur: Peşin cezalandırma” ifadelerini kullandı.

(Cengiz Erdinç)

‘BİR GAZETECİYİ HABERLERİ YÜZÜNDEN HAPSE TIKAMAZSINIZ’

Yurtdışına çıkma yasağı ve adli kontrol ile serbest bırakılan gazeteci Cengiz Erdinç, tutuklanan gazeteci Tolga Şardan için çağrı yaptı. Erdinç, “Ben serbest bırakıldım ama gazeteci Tolga Şardan hâlâ hapiste. Ben dört metrekare bir yerde bunun ne olduğunu biliyorum. O, eşinden ve çocuklarından uzakta. Sadece gazetecilik yaptığı için hapiste. Bu kabul edilemez bir durum. Olmayacak bir şey bu. Muz cumhuriyeti falan değil burası. Bir gazeteciyi doğru yaptığı haber yüzünden buna rağmen yalan haber diye hapse tıkamazsınız. Savcı bana haberimle ilgili hiçbir şey sormadı. ‘Bu iki tweet sizin mi diye sordu. Benim deyince serbest bırakıldım” dedi.

Erdinç sözlerine şöyle devam etti: “Hukuk ayaklar altında. Yargı bağımsız değil. Tolga Şardan’ın tutukluğunun kaldırılması için herkesi asla pes etmemeye, mücadeleye devam etmeye davet ediyorum.”

Uluslararası basın örgütleri Tolga Şardan’ın tutuklanması ile ilgili açıklama yaptı, “Gazetecilere yönelik sistematik tacize son verin” dedi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir