Maya takvimi yanıldı ama bu köyün büyüsü bozulmadı! Şirince’de zaman yolculuğu…

Maya takvimi yanildi ama bu koyun buyusu bozulmadi sirincede zaman yolculugu g6gjnKSJ
Maya takvimi yanıldı ama bu köyün büyüsü bozulmadı! Şirince’de zaman yolculuğu…

Şehir hayatının yoğun koşturmacasından, beton yığınlarından ve günlük streslerden uzaklaşarak ruhunu doğayla ve tarihle temize çekmek isteyenler için İzmir’e sadece bir saat mesafede bulunan Şirince, benzersiz bir seçenek olarak öne çıkıyor. Selçuk ilçesine bağlı bu saklı cennet; yaz tatili anlayışını yalnızca sahil kasabalarına inmekten ibaret gören kalıpları yıkarak, ziyaretçilerine yeşil ile tarihin bir arada olduğu dingin ve bir o kadar da büyüleyici bir atmosfer vadediyor.

TARİHİN İÇİNDE BİR ZAMAN YOLCULUĞU

Şirince denildiğinde akla ilk gelen ve bölgenin en büyük çekim merkezi olan yer, kuşkusuz yamaca inci gibi dizilmiş ahşap detaylı beyaz badanalı tarihi Rum evleri oluyor. Eski adıyla ‘Çirkince’ olarak bilinen bu köy, daracık sokaklarında yürürken ziyaretçilerini adeta bir zaman yolculuğuna çıkarıyor. Yüzlerce yıllık mimarinin korunduğu bu coğrafyada, tepelere doğru tırmandıkça köyün eşsiz dokusu belgesel karesini andıran nefes kesici manzaralar sunuyor.

Şirince’nin sunduğu etkinlikler sadece sokaklarda yürüyüşle sınırlı değil. Fotoğraf tutkunları için her köşesinde ayrı bir kompozisyon barındıran köyde, yöresel el sanatlarının sergilendiği tezgahlar arasında kaybolmak bölgenin olmazsa olmaz deneyimleri arasında yer alıyor. Tarihi dokunun arasından süzülerek fotoğraf çekme ve köylü kadınların el emeği göz nuru ürünlerini inceleme deneyimi her mevsim gerçekleştirilebiliyor.

KIYAMETTEN KAÇIŞTAN HUZURUN MERKEZİNE

Doğal güzelliklerinin yanı sıra köklü bir geçmişe ve ilginç hikayelere de sahip olan Şirince, tarihte büyük bir mübadele dönemine tanıklık etmiş stratejik bir kültürel miras alanı. 2012 yılında Maya takvimine göre “kıyametin kopmayacağı güvenli bölge” olarak adını tüm dünyaya duyuran bu saklı köy, aslında yüzyıllardır sessiz sakin bir yaşamın izlerini sürüyor. Köyün girişindeki Aziz Yuhanna (St. John) Kilisesi ve sokak aralarına gizlenmiş tarihi yapılar, geçmişte bu topraklarda yaşamış olan medeniyetlerin günümüze kadar ulaşmış en somut miraslarından birini oluşturuyor.

MEYVE ŞARAPLARI

Genel kanının aksine Ege tatili, “sadece deniz, kum, güneş” algısını tamamen ortadan kaldıran bir kültürel turizm potansiyeline sahip. Şirince, bölgenin deniz turizmini aratmayan güçlü bir gastronomi ve bağcılık kültürü sunuyor. Ege ikliminin bereketli topraklarında yetişen meyvelerle hazırlanan meşhur Şirince meyve şarapları, ziyaretçilere geniş bir tadım yelpazesi sunuyor. Karaduttan şeftaliye, kavundan yaban mersinine kadar uzanan meyve şarapları, köyün etrafındaki bağlarda ve taş binaların serin mahzenlerinde unutulmaz bir deneyime dönüşüyor.

GASTRONOMİ VE KONAKLAMA

Ege’nin zeytinyağlı mutfak kültürü Şirince’de de kendini gösteriyor. Merkezde közde pişen Türk kahvesi, mürver şurubu ve kumda kahve ritüeli denenmesi gerekenlerin başında gelirken; sabahları yöresel Ege otları, ev yapımı reçeller, pişi ve zeytinyağlarıyla zenginleştirilmiş köy kahvaltısı eşsiz mekanlarda öne çıkıyor.

Konaklama açısından tarihi dokusu bozulmamış butik otellerden, restore edilmiş taş konaklardan, doğayla tamamen baş başa kalmak isteyenler için bungalov evlere kadar geniş bir yelpaze sunan Şirince’yi ziyaret etmek için en ideal dönem, hem doğanın canlandığı hem de sokakların rahatça keşfedilebildiği ilkbahar ayları. Son olarak, köyün dik, taşlık ve engebeli sokaklarını rahatça arşınlayabilmek adına yanınıza mutlaka rahat bir yürüyüş ayakkabısı almanız keyifli bir tatil geçirmeniz için bıraktığımız ipuçlarından biri…

Bir sonraki şehirde, bir başka hikayede buluşmak üzere…

yok

Author: Ayşe Doğan