Sigara kalp ritmini bozuyor

Kalbimizi koruyalım ona iyi bakalım derken en çok gözümüze çarpan suçlulardan biri de sigaradır. Aslında tüm tütün ürünleri demek daha doğru olacaktır, biz yine en sık kullanılanı sigara olduğu için onun üzerinden konuşalım.

Sigaranın zararları saymakla bitmez. Kalp damarlarının tıkanmasına, spazmına yol açtığı gibi kanser de yapıyor, KOAH (kronik obstrüktif/ tıkayıcı Akciğer Hastalığı) da yapıyor.

Sigaranın yapısında bulunan kimyasallardan 69 tanesi kanserojen yani kanser yapıcıdır. Sigara dumanında da ayrıca 43 çeşit kanserojen madde bulunmaktadır. Bu nedenle sadece sigarayı içen kişi değil yakınında bulunup aynı dumanı soluyanlar için de aynı risk söz konusudur. Buna pasif içicilik diyoruz. Yani hiç sigara içmiyorsanız bile sigara içilen yerde bulunuyorsanız sanki sigara içmiş gibi zararını görebilirsiniz. Sigaradaki kanserojen maddelerin DNA’nın yapısını olumsuz yönde etkilediği birçok bilimsel çalışmada gösterilmiş. Bu kanserojen maddelerden benzopiran P53 genini bozarak kansere yol açtığı biliniyor. Hücre içinde genetik bilgileri taşıyan DNA kendisini kopyalarken birtakım hatalar yapabilir. Bu hatalar ile oluşan hücreler kanserleşme potansiyeli taşır. Bu riskle biz her gün karşı karşıya kalırız ancak hücre çekirdeğindeki P53 geni tarafından bu hatalar temizlenir. Hücrelerin kanserleşme riski de ortadan kalkar. Ancak P53 geni sigara yüzünden zarar görürse bu işlevini yerine getiremez. İşte bu nedenle sigara kanser oluşumunu kolaylaştırır.

Hidrojen siyanür, Nitrojen (azot) oksit gibi daha binlerce farklı zehirli madde içeren sigara bronşlarımızın iç yüzeyinde yabancı maddelerin ve bronşlardaki salgının atılımını kolaylaştıran tüycüklerin hareketini baskılar. Kolayca atlatabilecek bir üst solunum yolu enfeksiyonunun sigara içenlerde zor iyileşmesi, kolayca bronşite zatürreye çevirmesi bu yüzdendir. Tekrarlayan ve kronikleşen bu enfeksiyonlar sonrasında KOAH da gelişerek sigara insanı sonunda oksijenden yoksun bir yaşama mahkûm hale düşürür.

Çarpıntı ve aritmi yapıyor

Sigara adrenalin artışına sebep olarak kalpte çarpıntıya ve aritmiye sebep olur. Bu etkisi sadece dakikadaki kalp atım sayısının artışı ile kalmayıp ektrasistol dediğimiz erken atımların artışına atrial fibrilasyon, ventriküler taşikardi gibi komplikasyonlarla seyreden önemli ritm bozukluklarına da sebep olur. Bu nedenle ritm bozuklukları olan hastaların sigara konusunda daha hassas davranmaları gerekir.
 

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx